Ekvator Yapım Canlı Yayın Prodüksiyonlarında Blackmagic Studio Camera 4K Pro ve ATEM Ürünlerini Kullanıyor

Canlı yayın video pazarı son yıllarda yüksek bir ivmeyle büyüme göstermekte. 2020 yılında, ortaya çıkan Covid-19 salgını nedeniyle alınan önlemler birçok farklı içerikte canlı yayına olan talebin artmasına sebep oldu. 2025 yılı itibariyle de pazar hacminin 125 milyar dolar seviyesine çıkacağı ön görülüyor. Bu bağlamda bireysel yayıncılık, sosyal medya içerikleri, küçük ve orta ölçekli stüdyo çekimleri, çevrim içi ders ve eğitimler, kurumsal etkinlikler, konferanslar veya canlı performansların kayıt ve yayınına dair prodüksiyon ihtiyaçlarına çözümler üretmek gerekiyor.

2010 yılında kurulan Ekvator Yapım reji operasyonlarından, tanıtım filmlerine, kamu spotu çekimlerinden, canlı yayın hizmetlerine ve TV prodüksiyonlarına kadar geniş bir yelpazede video hizmeti vermekte. Ankara’da faaliyet gösteren şirket son dönemde üstlendiği üç farklı projede Blackmagic Studio Camera 4K Pro kullanarak hem prodüksiyonlarına teknik yönden esneklik katmış, hem de yüksek kalitede içerik üretimi sağlamış.

Firmanın kurucu ortağı ve prodüksiyon yönetmeni Emre Dalgıç, Blackmagic Design’la tanışmalarının ATEM Television Studio ürünüyle gerçekleştiğini belirtiyor: “Bugün elimizde tamamıyla Blackmagic ekosistemine dahil ekipmanlar bulunuyor. Cihazların birbiriyle iletişimi, uyumu, sahadaki pratikliği sizi büyülüyor. Tercih sebebimizin kaynağında Blackmagic’in sunduğu ekosistemin konforu yatıyor. Sahada aradığınız tüm özelliklerin cihazlarda yer alması dolayısıyla, içerik üretirken odaklanmanız artıyor ve bu da çalışmanızda size başarıyı getiriyor”.

Yakın zamanda Ankara Congresium’da gerçekleşen “Devlet Teşvikleri Günleri” ve ODTÜ’de gerşekleşen “Yeni Fikirler Yeni İşler” projelerinde, rejisinden kamerasına ve kayıtçısına kadar tamamen Blackmagic ürünleri ile hizmet verdiklerini belirten Dalgıç, Studio Camera 4K Pro’yu yorumluyor: “Hem kayıt anlamında hem LED ekrana yansıttığımız görüntüdeki farkı görünce doğru bir karar verdiğimizi anladık. Bu projelerde müşterilerimizin de kaliteyi fark ederek olumlu yönde geri bildirimde bulunmaları bizi memnun etti.”

Dalgıç, Studio Camera 4K Pro’yu, teknik olarak sağladığı imkânların çokluğu ve gelecek yeni nesil teknolojilere açık olan donanımıyla uzun vadede kullanabilecekleri bir cihaz olduğu için tercih ettiklerini söylüyor ve ekliyor: “Bu cihazlar bizim için bir değişimin başlangıcı oldu. Bu sayede ENG kameraları bir kenara bırakıp, artık daha çok olanağı bünyesinde barındıran Blackmagic Studio Camera 4K Pro’ya geçiş yaptık. Bu kararı almadan önce ince eleyip sık dokuduk. Neden bu değişikliğe ihtiyaç duyuyoruz ve bir değişim olacaksa neden bu kameraları tercih etmeliyiz? Sonuçta bu cihazlar sürekli değiştirebileceğiniz şeyler değil. Çünkü hem ekonomik koşullar, hem de sahadaki alışkanlıklarınız bu kararı vermede etkili oluyor. İlerleyen dönemde kameraların tamamlayıcı unsuru olan Studio Converter’ı da ekipman listemize dahil etmeyi düşünüyoruz. Bu ürün ile cihazları tamamen bir sistem kamerasına dönüştürüp tek bir ethernet kablosu ile harikalar yaratabilirsiniz. Bu sayede kameralar ile reji sistemimiz tam anlamıyla uyum içinde olacak.”

Üç adet Studio Camera 4K Pro haricinde, envanterlerinde iki adet Pocket Cinema Camera 6K ve bir adet Pocket Cinema Camera 6K Pro bulunduran firma, tanıtım filmi üretimi için bu kameraları kullanmakta. Kameraların tasarımından dolayı sahada kullanımının hayli kolay olduğunu belirten Emre Dalgıç, Blackmagic RAW kodeği hakkında düşünceleri şu şekilde paylaşıyor: “Blackmagic’i öne çıkaran en önemli unsurlardan biri de donanımsal ve teknik genişmelerin yanı sıra sizlere yazılım anlamında sunduğu imkânlar. Blackmagic RAW bu sistemi tamamlayan en önemli etkenlerden biri. Çok yüksek kayıt alanlarına ihtiyaç duymadan projenizi tamamlayabiliyorsunuz. Ayrıca daha fazla dinamik aralık sunduğu için post prodüksiyon aşamasında da elimizi rahatlatıyor. 12-bit renk bilgisi diğer formatlara göre büyük avantaj sağlıyor.”

Blackmagic’in sahada ihtiyaç duydukları özelliklerde ürünler oluşturduğunu belirten Emre Dalgıç, özellikle pandemi dönemiyle beraber sektörde ciddi iş alanlarının geliştiğini söylüyor: “Örneğin görüntülü konuşma programları ile kongreler düzenlenmeye başlandı. Bunun için fiziksel ortamda yaptığınız yayıncılığın alternatifi olarak bir pazar oluştu. Bu pazara biz mevcut sistemimize ATEM Mini Extreme ISO’yu dahil ederek girdik. Bu cihaz program oturumunun kaydına ek olarak, üzerine bağlanabilen sekiz kaynağın hepsi aynı anda kayıt edilebiliyor. Bunların hepsinin üzerine de sonrasında montaj yapmanız için size DaVinci Resolve dosyası oluşturuyor. Bu sayede yayınınızda düzeltmek istediğiniz noktaya hızlı bir şekilde müdahale edebiliyorsunuz. Tüm kaynakların kaydı ve program çıkışınız senkronize bir şekilde timeline’da hazır, sizi bekliyor. Bu durum iş akışınızı hızlandırıyor ve size inanılmaz bir esneklik sunuyor. Üstelik tek tuşla da belirttiğiniz adrese çevrim içi yayın yapmanıza imkân tanıyor. ATEM Mini Extreme ISO bahsettiğim Blackmagic ekosisteminin bir özeti gibi. Tam olarak anlatmak istediğim şey bu: Blackmagic sahanın sorunlarını iyi tespit edip, ona göre cihaz geliştiren bir firma.”